Canım öğrencim Gizem’in hikayesi..

Eveeeet, şimdi sizlere henüz 1 yılı bile doldurmamış bir zayıflama hikayesinden bahsetmek istiyorum; canım öğrencim Gizem’in hikayesi. Zayıflama dediğime bakmayın, aksine son derece bir GÜÇLENME hikayesi.Aslında bu görüntülü paylaşımı biraz da dikkat çekmek adına yapıyorum, bu zamana kadar böyle paylaşımlara çok yer vermişliğim yoktur. Beni tanıyanlar bilir ki; asla ve asla fiziki görüntü ile bir işim olmaz.

Gizem ile online olarak pandemi sürecinde çalışmaya başladık. Yaşam stresi, pandemi koşulları vb. derken aldığı ve veremediği kilolardan dolayı benim ile çalışmak istediğini söylemişti. Hem kilolarına vedalaşamayacağından hem de daha önce hiç fonksiyonel antrenman yapmadığından dolayı ilk başlarda oldukça kaygılıydı. Evet, daha önce fonksiyonel antrenman yapmamış çoğu öğrencimde de bu kaygı var. Çoğunun da nedeni; ağırlıkların havada uçuşması, nefes nefese kalmış, yerlerde sürünen insan görüntüleri, havalı jimnastik hareketleri… E uzaktan buralarda yapılan paylaşımlara bakıldığında (ben dahil, haksız da sayılmazlar.

Neyse başladık derslerimize… Derslerime başlamadan önce, öğrencimle tanışma aşamasında hep vurguladığım en önemli şey şudur; öncelikle bu kilo verme işini STRES haline getirmeyin. Kilodur bu; alınır da verilir de. Bugün oturur bir büyük hamburger yersin üzerine de şöyle büyükçe porsiyon bir tatlı, yarın tartılırsın, ödeminle şuyunla buyunla +2 kg  Asıl olan işin özüne inebilmek; düzenli, sistemli, fonksiyonel hareket etmeyi ve güzel, dengeli beslenmeyi bir YAŞAM TARZI haline getirebilmek. Bunu yaparken de kendimizi strese sokmamak, haksızlık etmemek. Hepimizin metabolizma hızı farklıdır, bu farklılıklara uygun, adım adım bir yaşam tarzı oluşturabiliyorsak ya da bu bilinci inşaa edebiliyorsak, işte o zaman bu iş tamam.

Gizem’in yaptığı da tam olarak bu oldu. Ders sohbetlerimizde, bu bilinci sindirdi. Kondüsyonu için, kaslarının güçlenmesi için sabretti. Vücudunu tanımaya başladı, neler yapabiliyordu, neler yapamıyordu, o yapamadıkları için sistemli çalışması gerektiğini, sabretmeyi kendisine öğretti. Bazen nefes nefese kaldı, antrenmanını bitiremeyeceğini düşündü, bazen bıraktı, bazen de devam ettirdi.

Aslında aynı hayat gibi,Hayat da böyle değil midir ? Bazen bırakman gerekir, daha iyisi için… ve bu seni güçsüz yapmaz. Bazen de pes etmemek gerekir. Her şey olması gerektiği gibidir aslında, biz fazla anlam yükleriz.

Çok yazdım yine,gel zaman git zaman, hareket etmeye çekinen Gizem; hayatına koşuyu kattı. Antrenman yapmadığımız günlerde koşmaya başladı. Sonra bir baktım Gizem tenise başlamış, merak ediyormuş, denemek istemiş, gayet de iyi gidiyor.Bir baktım yogayı deniyor.Beslenmede de, rutininde temiz besleniyor, bazen kaçırıyor, dağıtıyor ama hiç dert etmiyor, artık çözümünü biliyor, bolca fonksiyonel hareket ve beslenmeyi dengeleme.Bu arada Gizem de çalışıyor, işinde de gayet başarılı biri, bunların hepsini dengelemeyi biliyor, bahanesi yok.

Benim için önemli olan Gizem’in kendisini strese sokmayacağı, iyisiyle kötüsüyle kabullenip, kendisini dengeleyeceği bir yaşam tarzı oluşturmasıydı. Onu da hayranlık derecesinde yaptı, teşekkürler Gizem, canım arkadaşım Gizem.
He bir de tabi ufak bir ayrıntı, -10 kg bonusu oldu.